Kendisine yönelik suikast iddialarını değerlendiren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Genelkurmay’ın konuyla ilgili yaptığı açıklamaya katıldığını belirterek, ‘tevil yoluyla ikrar’ tespitinde bulundu. Televizyon Yayıncıları Derneği yönetim kurulu üyeleri ve sektör temsilcileriyle Ihlamur Kasrı’nda yaptığı toplantının ardından konuşan Arınç’ın çarpıcı açıklamaları şu şekilde:
SUİKAST ÇOK İLERİ BİR İDDİA
“Olayın ortaya çıktığı ilk günden bu yana ‘Bülent Arınç’a suikast hazırlığı’ şeklinde haberler veriliyor. Bu, insanları üzen, sıkan, hatta tedirgin eden bir şey. Suikast çok ileri bir iddia. Ama yapılan iş bir bilgi toplama mıdır, bir gözetleme midir, hazırlık mıdır? Bunun takdirini adli makamlar yapacaktır. Ankara Emniyet Müdürünün bana verdiği bilgiler dışında ne belge gördüm, ne kamera kaydı izledim. Kişiler asker olunca savcıya haber verilmiş, savcı da ‘Merkez Komutanlığından görevlilerin gelmesi gerekir’ diye düşünmüş. Usul ve hukuk bakımından eksik yok.
KAĞIDI YUTARKEN POLİS FARK ETMİŞ
Sanıyorum en çok tartışma konusu olan şey, bizim evimizin bir kağıda yazılı olarak ellerine geçmesi. Bunlardan birisi araçların başındayken su içmek istemiş. Bir pet şişe getirilmiş, pet şişenin kapağını açmış, fark ettirmeden yere mi düşürmüş, cebine mi sokmuş, bir hareketlilik görmüşler ve sonra ‘Elini çıkart ve onu ver’ denilmiş. O da alelacele elinden çıkardığını ağzına götürmek ve su içmek isterken, bana söylenen bu, polisler tarafından eli tutulmuş ve elindeki kağıt alınmış.
MGK KONUSUNDA NÜANS VAR
Genelkurmay’ın açıklamasında yapılan tespitleri kabul ediyorum. Bu ceza hukukunda tevil yoluyla ikrardır. Açıklamada da iki kişinin yakalandığı ve asker olduğu doğrulanıyor. Bu kağıt parçasıyla ilgili de böyle bir iddia var ama araştırılıyor deniliyor. ‘Bu bir istihbarat amaçlı bir çalışmadır ama Bülent Arınç’a yönelik değildir’ şeklinde. MGK’da özel bir görüşme yapacağım ya da bu konuyu gündeme getireceğim demedim. Sanıyorum bir nüans farkı var.”
Muhalefe meseleyi sulandırarak, meseleyi mizah konusu yaparak omurgasız siyaset yapıyor.
Hukuki terimi açıkladı
Arınç Genelkurmay’ın açıklamasıyla ilgili ‘tevil yoluyla ikrar’ tespitine de açıklık getirdi: “Yıllarca cezada hukukçu olarak bulundum. Bir insana bir suç isnad edildiği zaman ben bunu yaptım derse ikrardır, yapmadım derse inkardır. Ben bu işi yaptım ama başka türlü yaptım, başka kişiye göre, başka amaçla yaptım derse bu tevil yollu ikrardır. Tevil taşıyan başka atasözleri de biliyorum ama sadece bugün bunu söyleyeyim.”
3 bakanın oturduğu caddenin krokileri
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiası ile ilgili olarak tutuklanan iki subay üzerinden Arınç’ın oturduğu apartman ismi ile 3 bakanın oturduğu caddeye ilişkin kroki çıktığı belirtildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, yakalanan iki subay üzerinde iki belge çıktığı ifade edildi. Belgelerden birinde Arınç’ın oturduğu apartman olan “Feza Apartmanı” ibaresi, diğerinde ise Balgat Cevizlidere Caddesi krokisi bulunuyor. Cevizlidere Caddesi’nde Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve Bayındırlık Bakanı Mustafa Demir oturuyor. Krokide, bu caddeye nasıl çıkılacağına dair çok sayıda çizimler bulunuyor. Her iki belgede de hiçbir isme yer verilmediği belirtildi. Öte yandan yakalanan subaylardan çıkan basın kartının gerçek olmadığı da gelen bilgiler arasında.
Subayların izleme yetkisi bulunmuyor
Seferberlik Tetkik Kurulu’nun izleme yetkisi olup olmadığı konusunda ise emekli subaylardan farklı yorumlar geldi. Emekli Kurmay Binbaşı Şahin Akdoğan, Seferberlik Tetkik Kurulu’nun izleme şeklinde bir yetkisi olmadığını belirterek, “Gerçek durumdan uzaklaşma, ört bas olayı vardır. Seferberlik Tetkik Kurulu komünizm tehlikesine karşı kuruldu. Basına “gladyo” diye yansıyan kısmın bir birimi. Ülke işgal edildiğinde ve TSK’nın başarılı olamayıp geri çekildiği durumda bu birim, geride kalan halkın örgütlenmesi ve yapılanmasına yönelik faaliyetler yürütür” dedi. Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu da, bir emir kanuna aykırı olmadığı taktirde personelin o emri yerine getirmekle mükellef olduğunu söyledi. Kuloğlu, TSK’nın kendi personelini, şüphelendiğinde izlemesinin suç olmadığını belirtti.